RIGHT TO MOVEMENT

10153812_543130452473904_8457559237809652274_n

Çoğunuzun bildiği gibi geçen hafta Filistin Maratonu için Bethlehem’deydim. Döndüğümden beri sanki Filistin hakkında birkaç birşey yazmam gerekiyormuş gibi hissediyorum. Arada oradayken kısa birkaç yazı paylaştım Instagram‘ımdan. Aslında bunun sebebi oraya bu maratonun “koşu elçisi” olarak gitmiş olmamdı. Ama bunları bir araya getirip de birşeyler yazmak istedim. Habire uzun uzun birşeyler yazıp sildim. Anlattıklarımla “Bebek’li prenses hayatında ilk defa Ortadoğu’ya gitmiş de içi kan ağlıyor” hissi vermekten korktum ama. Sonunda dün Özgehan’a anlatırken herşeyi özetleyen olayı buldum:

Clémence’le bizi Kudüs’ten Bethlehem’e götürecek otobüsü bulmak için Tel Aviv havaalanından Şam Kapısı’ndaki gara gittik. (Aranızda belki bilmeyenler vardır, Filistin’e giriş çıkışlar İsrail kontrolü altında yapılıyor). Burada herkes bize doğru otobüsü göstermek için seferber oldu.

Sonunda 21 numaralı otobüse binip yola çıktık. Otobüs şoförüne bizim için İngilizce’den Arapça’ya tercüme yapan kadın ve kocası yanıma oturdular. Kadın Bethlehem’li, kocası ise Doğu Kudüs’lüydü. Biraz zaman geçtikten sonra kadın bana dönüp, eğer diğer otobüse binseydik 3 ayrı kontrol noktasından geçmemiz gerekeceğini, hatta bunların bir tanesinde otobüsten inip üst aramasına tabi tutulacağımızı anlattı. Ama 21 numaralı otobüste yalnızca bir kontrol noktası vardı ve asker bir genç kız gelip herkesin giriş belgelerini teker teker kontrol ettikten sonra yola devam etmemize izin verdi.

10171081_542583119195304_8588993554459014824_n

Fotoğraf: Signe Vest

Bundan sonra yolun geriye kalan 20 dakikası boyunca kadın bana etraftaki değişik kontrol noktalarını, hangisinden daha kolay geçildiğini, hangi vatandaşların hangisini kullanarak geçebileceğini ve o meşhur duvarı anlattı. Bu sırada Bethlehem’e geldik ve sonunda “aa bu arada bu da İsa’nın doğduğu kilise, mutlaka gelip gezin” dedi.

Bu olay bana o kadar ağır geldi ki, hala bunları yazarken gözlerim doluyor. Biz kendi şehrimize bir turist geldiğinde, şehre girerken, tarihi yerleri, sağlı sollu camileri, kiliseleri, parkları, doğal güzellikleri anlatırken bu insanların size tek anlatabilecekleri şey şehrin etrafındaki kontrol noktaları ve duvarlar.

Onun dışında anlatabileceğim pek birşey yok zaten. Herşey aynı işte, bildiğimiz insanlar ama daha cana yakınlar. Bizim eskiden olduğumuz gibiler aslında. Mesela bir Kapalı Çarşı tarafına gittiğinizdeki his gibi heryer. Herkes birşey ikram ediyor, bugün kimi düdükleyebilirim derdinde değiller. Bizim olmamız gerektiği gibiler aslında. Bizim dejenere olmamış halimizler belki de.

Neyse gelelim maratona. Maratonu düzenleme fikri iki Danimarkalı arkadaş olan Lærke Hein ve Signe Fischer Smidt’den çıkıyor. Tabi başlarına gelmeyen kalmıyor ilk organize etmeye başladıklarında. İsrail’den, Filistin’den, Birleşmiş Milletler’den, herkesden bir izin almaları gerekiyor, herkesin bürokratik olayları arasında kalıyorlar. Başta böyle bir maraton olmasına katiyen izin verilmez deniliyor, özellikle de kadınların katılmasına imkansız gözüyle bakılıyor. Ama şu anda mesela yarışın yüzde 35’ini kadınlar koşuyor. 

10169228_542583112528638_8584163451088510398_n

Fotoğraf: Signe Vest

Bunun dışında tabi en önemli konu, koşulacak alan olmaması. Etrafı saran duvarlar yüzünden 42 kilometrelik bir yol bulunamıyor. Dolayısıyla maraton koşucuları bir 21 kilometre tur atıp başlangıca dönüp, sonra bir tur daha atıyorlar. Bu yüzden organizasyonlarının adı “Right to Movement”, yani “Hareket Etme Hakkı” ve bu mesajı da hareket ederek, yani koşarak veriyorlar. 

Bunun ufak bir belgeselini hazırlamışlar kendi aralarında. Eğer izin verirlerse bir ara alıp İstanbul’da bir şekilde göstermek istiyorum. Gerçekten o kadar ilginç bir tecrübeydi ki orada olmak, eğer şansınız olursa muhakkak gidip gelecek seneki yarışa katılmanızı tavsiye ederim.

Bu arada şurada da Signe’yle yapılan bir Aljazeera röportajının videosu var: http://aje.me/1jyH197

Advertisements

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s

Create a website or blog at WordPress.com
%d bloggers like this: